Batuhan'ın Sorularına Yanıtlar

Yazılım mühendisliği ile ilgili sorular ve yanıtlar June 06, 2018

Dünyanın en tuzlu gölü, Mono üzerinde bir kayalık / 2015

Batuhan yazılım mühendisliği bölümüne başlama arifesindeki bir öğrenci. Hazırlandığı meslek hakkında kafasında bazı soru işaretleri var -çoğumuzun olduğu gibi-, ve bu nedenle bana bir e-posta gönderdi bu hafta. Genelde bu e-postaları kişisel olarak yanıtlasam da, bu kez Batuhan gibi diğer öğrenci arkadaşların da faydalanması adına herkese açık bir yerde yanıtlayacağım.

1. Yazılımcılar asosyal olur mantığı doğru mudur? Haftada 2 veya 3 gece dışarı çıkıp arkadaşlarımla vakit geçirebilir miyim?

Geceleri çalışmak dikkat dağınıklığı gibi sorunları aşmak için avantajlar sağlar, lakin kendi kendini disipline etmeyi başarırsan gece çalışmana gerek kalmaz. The Power of Habit kitabına bakarsak, insanın en verimli saati sabah uyandıktan sonraki ilk birkaç saati. Benim şu andaki tercihim, sabah erken kalkmak ve ilk 3 saati tamamen kendi değerli bulduğum işlere ayırmak. Bu modelden oldukça keyif ve verim alıyorum, mentörlük yaptığım öğrencilere okula veya işe gitmeden en az 3 saat önce uyanmalarını ve evden çıkmadan önceki zamanlarını tamamen kendi seçtikleri bir işe adamalarını şart koşuyorum. Eğer bunu başaramazlarsa programı iptal ediyorum.

Geçmişte ise, özellikle yazılım mesleğini kendi kendime öğrendiğim dönem farklı bir model izliyordum. Gündüz yaşadığım şehirdeki üniversite kütüphanesine gidip çalıştığım programlama kitabını defterime yazıyordum, akşam ise yazdığım notları bilgisayarda deniyordum. Bu nedenle sık sık uykusuz gezdiğim olmuştu. Eğer dizüstü bilgisayarım ya da evimde internet bağlantısı olsa idi belki başka çalışma saatleri tercih edebilirdim.

Asosyallik konusunda ise kendimden bir örnek vermek isterim. Ben oldukça baskıcı bir ortamda büyüdüm ve yaşadığım zorluklar nedeniyle bir dönem gülümsemeyi unuttum desem yeridir. Lakin bunu zamanla kendiliğinden kırdım ve artık yolda tanımadığım insanlarla gözgöze geldiğimde dahi refleks olarak gülümsüyorum. Bu belki yazılım mesleğine adadığım vakit nedeniyle özellikle üzerinde durmam gereken bir alışkanlıktır, belki de zaten yazılım yapmasam da kendimi iyileştirmem gereken bir konu olacaktı ?

Örneğin geçmişte çalıştığım startup'lardan birinin kurulma aşamasında tuhaf bir olayla karşılaşmıştım. Şirketi yeni kuruyorduk, yani birkaç kişiydik. Benden evvel projeye dahil olan bir arkadaş nedense kimseyle pek konuşmuyordu, hayatımda gördüğüm en asosyal kişilerden ve aynı zamanda da gördüğüm en kötü mühendislerden biriydi. Bir gün işe geldiğimizde kendisini ofiste, laptop'ının başında uyurken bulduk. Meğer önceki gün hiç eve gitmemiş ve sabaha kadar ofiste oyun oynamış. Bu tip durumlarla daha sonra da karşılaştım. Gel gelelim tanıştığım ve çalışmaktan en çok keyif aldığım mühendisler ise sosyal yönü güçlü, mizah duygusu olan, işini titizlikle yapsa da insani ilişkilerden daha önemli tutmayanlar.

Uzun bir cevap oldu, biraz toparlamak gerekirse eğer; elbette çok çalışmalı ve hedeflerine ulaşmak için gayret göstermelisin. Lakin bu insani yönünden vazgeçmeni gerektirmez elbette. Zamanı iyi yönetmek, hedef seçip strateji belirlemek işin anahtarı. Bu konuda yazdığım diğer yazıya gözatabilirsin.

2. İş bulma sıkıntısı var mı? Kalifiye olursam bulurum elbet ama genel olarak böyle bir sıkıntı var mı, büyük mü ve önümüzdeki yıllarda bu durum nasıl değişir?

Kötü haber; Türkiye'de ne yazık ki yazılım sektörü pek iç açıcı durumda değil. İyi haber; yazılım geliştiriciler dünyanın her yerinde iş bulabilir. Bunun için tek yapman gereken bu mesleği gerçekten öğrenmek, okulda elde ettiğin başarılar buna dahil değil.

3. Yurtdışında iş bulmak ve hayatımı orada idame ettirmeyi cidden çok istiyorum, zor mu veya orada maddi olarak zorlanır mıyım? (ABD ve Avrupa için)

Elbette iş bulabilirsin. Eğer bulamazsan, en kötü ihtimalle hangi eksiklerini kapatman gerektiğini öğrenir, onların üzerine gider ve eninde sonunda yaşamak istediğin şehre taşınabilirsin. Yazılım sektörü bu açıdan oldukça avantajlı.

Maddi olarak zorlanma hususu harcamalarına, tasarruflarına ve en önemlisi de yaşadığın şehre bağlı. Örneğin San Francisco'da aylık binlerce dolar kazanabilirsin, öte yandan Whole Foods'taki haftalık market alışverişinde 300 dolar harcaman mümkün. Alışverişini Trader Joe's da yaparsan aynı ürünlerin daha farklı markalarını 50 dolara alarak tasarruf yapabilirsin. Taksitle sıfır araba alabilirsin, ya da 2000 dolara eski bir Subaru da alabilirsin. Ben ikincisini tercih ettim, kredi kartı vb. banka ürünlerinden uzak durup sadece kazancımın bana sağladığı standartta yaşayarak ekonomik olarak zorluk çekmedim.

İstanbul'da ise bunun tam tersine bir deneyim yaşadım. Aldığım maaş yetmiyordu, uzun otobüs yolculukları yapıyordum, ek iş alarak sabahlara kadar çalıştığım zamanlar dahi oldu. Mozilla'nın Firebug projesine dahil olduğum günlerde dışarıdan başarılı bir yazılım geliştirici olarak görünsem de, para kazandığım işte asgari ücretle çalışıyordum ve ayın son haftası evde tek tip yemek pişirebiliyordum. Dışardan bakıldığında ülke ekonomisinin süper olduğu bir dönem benim yaşadığım gerçeklik buydu. Bu deneyimden yola çıkarak kimseye Türkiye'de yazılımcı olmasını tavsiye etmiyorum, çünkü kendi emeklerimin karşılığını hiçbir zaman alamadım. Bu yönde bir umudum da yok.

Son üç aydır da Berlin'de yaşıyorum. Burada maaşlar San Francisco'ya göre yarı yarıya, ama hayat kalitesi daha yüksek ve daha ekonomik. Sağlık sistemi ABD'ye göre çok daha iyi, market alışverişleri oldukça uygun. Şu ana kadar Berlin'e taşınmış olmaktan memnunum, oldukça canlı bir startup ekosistemi olduğunu, yazılımcıların rahatlıkla iş bulduğunu da söyleyebilirim.

4. Girişimcilik konusunda hayatı kaçırabilirsiniz demişsiniz, ben şirket sahibi olmak istiyordum ama bu cidden beni uzun yıllar hayattan koparır mı?

"Hayatı kaçırabilirsiniz" sözünü nerede ettiğimi hatırlamıyorum, ama ettiysem de yanlış anlaşılmış olabilir. Ben aslında tam tersine mühendislerin kendi şirketlerini kurmayı denemelerini, özellikle de senin gibi henüz yaşı genç olan arkadaşların büyük şirketlere iş başvurusu yapmak yerine kendi işlerini kurmayı denemelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. 20'li yaşlar risk almanın en ideal olduğu bir dönem.

5. 40'ından sonra developer olarak kalırsan işin zor diye bir algı var, yaşım ilerledikçe yönetici olamazsam işsiz kalır mıyım veya bu beni sıkıntıya sokar mı?

Hayatın işletim sistemi nasıl çalışıyor? Arzın talebe göre yeterli olmadığı bir alanda kendini geliştiriyorsun, takım oyununu öğreniyorsun, marka yaratıyorsun ve sonuç olarak şirketler veya insanlar senden hizmet almak istiyorlar. Yazılımın birçok disiplini var, örneğin eğer yazılım geliştirici olarak kabiliyetlerine olan talep azaldıysa, yaşından veya başka bir nedenden ötürü, yazılımın yan disiplinlerinde de (örn. tasarım) değerli işler üretebilir, başarılı olabilirsin. Yani kod yazmak ve yöneticilik yapmak arasında tercih yapmak zorunda değilsin. Hayat üreten insanı ödüllendirir, bu nedenle esas soru, "ben 40 yaşına geldiğim zaman, başkalarının hayatına hangi yönümle katkıda bulunabilirim?" olmalı. Bu konuda yöneticilik yapmak veya kod yazmak dışında oldukça fazla seçenek var, o nedenle kaygılanmamanı öneririm.

Son Sözler

Bu yazının sevgili Batuhan'ın ve onun gibi diğer yazılım mühendisliği öğrencilerinin sorularına açık ve anlaşılabilir yanıtlar verdiğini umuyorum. Eğer aklınıza takılan , cevaplayabileceğim başka bir konu varsa, bana istediğiniz zaman e-posta gönderebilirsiniz.

Sevgiler